TÜYİD zirvesinde önümüzdeki dönemde gerek global gerekse Türkiye sermaye piyasalarında ve iş dünyasında hakim olması beklenen trendler tartışıldı

Müge TUNA

2023’ü başarılı bir TÜYİD zirvesi ile uğurladık. Hem bu sene hem de önümüzdeki dönemde gerek global gerekse Türkiye sermaye piyasalarında ve iş dünyasında hakim olması beklenen trendler üzerine görüş alışverişi yapıldı.

Oldukça verimli geçen zirvede konuşmacıların ana hatları ile üzerinde durdukları ve altını çizdiği konuları Patronlar Dünyası okurları ile paylaşmak isterim.

Şişecam Kurumsal Yönetim ve Uyum Bölüm Başkanı Başkanı Başak Öge, 8 milyonun üzerine çıkan borsa yatırımcısı ile yabancı yatırımcıların Türkiye için cazip fırsatlar sunduğunu belirtti.

Başak Öge, yabancı yatırımcı ilgisi nedeniyle şirketlerin yabancı yatırımcı ilişki ekiplerinin üstlendikleri kritik rolün ve sorumluluğun altını çizdi.

Başak Öge’nin bir diğer dikkat çektiği nokta ise, “Sürdürülebilirlik” oldu. Bu konun TÜYİD kapsamında dikkatle ele alındığını, sürdürebilirlik kriterlerine uyumun sadece şirketler bazında değil toplum nezdinde de farkındalık oluşturacak şekilde olmasının sürdürülebilir başarının gerekliliği olduğunu ifade etti.

Sermaye Piyasası Kurulu Başkan Yardımcısı Ali İhsan Güngör ise sermaye piyasalarına ilişkin bazı rakamlar paylaştı.

2022’de 42 yeni halka arzda toplam 1 milyar doların üzerinde; 2023’de ise şu ana kadar gerçekleşen 50 şirket arzıyla ise yaklaşık $3,5 milyar fon girişi sağlandığını belirtti.

BİST’de 533 halka açık şirketin toplam piyasa değeri olan 330 milyar dolar civarında büyüklüğün ise Türkiye milli gelirinin yaklaşık %35’ine denk geldiğinin altını çizerek; burada önemli bir potansiyel olduğunu ifade etti.

Bu oranın OECD ülkelerinde %70’lerin üzerinde hatta kimi ülkelerde %100’e yakın olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’de hala sermaye piyasalarınnın derinleşmesine ve çok daha fazla şirketin halka arzlarla banka kredilerine alternatif önemli finansman kaynağı yaratabileceğine dikkat çekti.

Aynı zamanda sadece halka arzlar değil, şirket tahvil ihraçları ile da 2023’de 600 milyar TL’nin üzerinde şirketlerin kaynak temin ettiğini belirten Güngor; kurumsal fon yönetim büyüklüğünün de 1,4 trilyon TL’ye ulaşmış olmasının önemini vurguladı.

Zirvenin “CEO Gözüyle” Panelinde ise TÜYİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Koç Holding Yatırımcı İlişkileri Koordinatörü Nursel İlgen’in moderatörlüğünde 5 önemli şirketin CEO’su özellikle Türk sermaye piyasalarının bulunduğu noktadan daha da ileriye gitmesi için hem regülatörlerden beklenen destek ve düzenlemeleri ve hem de yerli, yabancı yatırımcıların bakış açılarını değerlendirmenin yanısıra; temsil ettikleri sektör trendlerini ve değişen trendler kapsamında şirket yönetimlerinde neleri ön planda tuttuklarını anlattılar.

Anadolu Efes CEO Sn. Can Çaka, faaliyet gösterdikleri sektör gereği tüketici trendlerindeki değişimi yakalıyor ve hatta trendleri belirlediklerini anlatarak; özellikle pandemi dönemiyle yaşanan tüketim alışkanlıkları ve kanallarındaki değişiklikler ile tüketicilerin kendilerini ödüllendirdikleri, farklı hissettikleri marka değerlerinin önemini vurguladı.

Şişecam CEO Görkem Elverici, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yılının 88 yılında varlığını devam ettirmiş olan çok kıymetli bir markanın değerlerinin sürdürülmesi yanında; yine kendi sektörlerinde trend belirleyici olmak üzere tüketim analizlerini çok dikkatli ve sıklıkla yaptıklarını, kalite, innovasyon, teknolojik atılımlar, ARGE, çalışan mutluluğu, özellikle kadın çalışan ve yönetici kriterleri gibi hususları başarı hikayelerinin parçası olarak gördüğünü anlattı.

Trend’in bir paterni olduğunu belirten Elverici, yaşadığımız her ortamın “eşsiz, tek ve ilk kez” olduğu kabulünden yola çıkarak; talep ve tüketim analizlerinin gelişmiş matematiksel ve ekonometrik yapay zeka destekli modellerle yapıldığını, ancak sonuçların makinelerden çıkmasına karşın nihai karar vericinin İNSAN olduğu gerçeğinin hep ön planda tutulduğunu vurguladı.

Ayrıca “yatırımcı ilişkileri” fonksiyonunun önemine dikkat çekerek, yatırımcı görüşmeleri çıktılarının çok dikkatli analiz edilerek, şirket yönetiminin strateji belirlenmesinde çok faydalı girdiler olarak kullanıldığını vurguladı.

Yatırımcı ilişkilerinin iki önemli fonksiyonunun “şirket hikayesinin anlatılması” ve “hikayenin oluşturulması” olduğu kabulü ile; şirket stratejilerini belirlerken “yatırımcı buna ne der?” bakış açısının, çok önemli bir kontrol noktası olduğunun da altı çizildi.

Garanti BBVA YK Üyesi & CEO Recep Baştuğ: Türkiye’nin en büyük üç özel bankasından biri olan Garanti BBVA’in 2020 öncesinde, BBVA yaptığı hisse alımı ile Garanti Bankası’ndaki sahiplik payını %90’ın üzerine çıkartana kadar en büyük işlem hacminin gerçekleştiği ve aynı zamanda en yüksek yabancı yatırımcı payının olduğu hisselerden biri olduğunu ifade etti.

2020 itibariyle düşen halka açıklık oranı sonrasında, sermaye piyasalarında ve yatırımcı ilişkilerinde çok önemli bir değişimin yönetilmesi gerektiğini belirten Baştuğ, yatırımcı ilişkileri ekibinin adeta ince buz üstünde yürüyerek bu süreci çok başarılı yönettiklerinin altını çizdi.

Ayrıca yine 2020’ye kadar BİST şirketlerinde yabancı payının %60-65 seviyelerindeyken, son zamanda %30’un altına düşmüşken tekrar yabancı payının artmaya başladığı bu dönemde; kalıcı ve istikrarli yatırımcının çekilmesinin çok kritik olduğunu belirtti. Bunu yaparken yerli yatırımcı profilinin de dikkatle analiz edilmesi ve “finansal okur yazarlığın” artırılması için tüm paydaşların birlikte çalışması gerektiğine dikkat çekti.

Teknosa CEO Sitare Sezgin: Perakende sektöründe tüketici elektroniği malzemelerinin satış ve pazarlamasında, tercih edilen Pazar yeri haline gelmek üzere ve yine pandemi sonrası değişen alışveriş alışkanlıklarını dikkatle analiz ederken; satış kanallarnda oluşan çok büyük “veri havuzu”nun detaylı ve matematiksel modellerle analiz edilmesinin ön planda tutulduğunu anlattı.

E-ticaret sektöründe, güçlü bir dijital deneyimi yaşatmak üzere yapay zeka ve veri analitiğini kullanırken; başarının sadece finansal metrik olarak değil, sürdürülebilirlik ve öngörülebilirlik boyutlarıyla da ölçüldüğünü ifade etti.

Sitare Sezgin sürdürülebilirlik kriterlerine uyum, sadece trend veya moda olduğu için değil; çok kapsamlı çerçevede şeffaflık, kurumsal yönetim, ESG, kadın, siber güvenlik, topluma yaratılan değer, inovasyon, dijitalizasyon, tedarik süreçleri dahil her türlü verimlilik artışı, çalışan mutluluğu gibi unsurlara bağlı kalındığını açıkladı.

ÜNLÜ&Co YK Başkanı & CEO Mahmut Ünlü: Şirketlere halka açılma süreçlerinde danışmanlık veren şirketlerinin kendisinin de halka açılmış olmasının ve bu deneyimi kendi şirketlerinde tecrübe ediyor olmanın, halka açıklık kriterlerinin etkin uygulamasında ve yatırımcı ilişkisi fonksiyonlarının geliştirilmesinde büyük fayda sağladığını ifade etti.

Mahmut Ünlü’nün dikkat çektiği bir husus da bireysel yatırımcı yükselişinin aslında dünyada bir trend olduğu ve düzenleme, işleyiş, kontrollerin bu yeni trendin farkındalığıyla yerine getirilmesi gerektiği. Ayrıca Türkiye’ye gelen yabancı sermaye tutarının 2010-23 yılları ortalaması alındığında, bunun yıllık $11-12 milyar mertebesinde oluştuğunu görmekle birlikte; seneler itibariyle bu tutarın kompozisyonun değiştiğini belirten Sn. Ünlü, sermaye piyasalarına görece az giriş olduğu senelerde gayrimenkul yatırımlarının oranının artışta olduğunu açıkladı.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx