Desteksiz kapanma vatandaşı isyan ettirdi: ‘Psikoloji kalmadı çöktük’

Bununla birlikte maddi zorluğun yarattığı endişe de yarın başlayacak olan tam kapanma uygulamasıyla birlikte arttı.

Üç hafta sürecek olan tam kapanma sürecinde maddi destek paketi açıklanmaması ise bu süreçte çalışamayacak olan vatandaşların kaygılarını yükseltti. Uzmanlar da insanlarda tükenmişlik hali olduğunu vurguladı.

Erdoğan, 29 Nisan-17 Mayıs tarihleri arasında tam kapanma uygulamasına geçileceğini açıkladı. Tam kapanma hakkında daha sonra İçişleri Bakanlığı tarafından detaylar açıklandı. 

Buna göre birçok iş kolu çalışmaya devam ediyor. Ancak bunun yanında günü birlik işlerde çalışanlar kapanma sürecinde çalışamayacaklar. Ayrıca esnaf, kafe ve restoranların da kapalı olması burada çalışanlar için büyük endişe yarattı. TESK başkanı Bendevi Palandöken de konuyla ilgili dün yaptığı bir açıklamada esnaflar için 20 günlük kapanmanın yarattığı maddi zorluğun 2 yılda telafi edilemeyeceğini vurguladı. Tam kapanma sırasında ‘destek paketi’ hakkında ise hükümet tarafından herhangi adım atılmadı.

Kapanmanın yaratacağı maddi zorluklarla beraber insanların bir yılı aşkın süredir pandemi nedeniyle sosyal yaşamlarını en aza indirmelerinin ve salgının yarattığı endişenin psikolojik etkileri de var.

Uzman Psikolojik Danışman Seyhan Sevinçler, kimilerinin koronavirüs yüzünden hastalığa yakalanması, kimilerinin yakınlarını kaybetmesi, ekonomik ve sosyal açıdan yaşanan hırpalanmışlıklar yüzünden insanların psikolojisinde bir tükenmişlik hali olduğunu belirtiyor. 

Bunun yanı sıra uzmanlara göre tam kapanmanın yaratacağı ekonomik zorluk, baharın gelmesine rağmen sokağa çıkmanın engellenmesi ve yasakların uygulanmasında adil davranılmaması da insanların tahammülünün azalmasına yol açtı.

Klinik psikolog Ece Oral Albayrak, son bir yılda pandeminin getirdiği kayıp hissi, ekonomik şartlardaki daralma ve sosyalleşme ihtiyacının karşılanamamasıyla tahammülün azaldığını söylüyor ve “Tolerans penceresi dediğimiz zor duygulara tahammül etmemizi sağlayan o aralık daraldı, o yüzden artık bıkkınlık ve kısıtlanmışlık hissi geliyor” diyor.

Başkent Üniversitesi ve Türk Psikologlar Derneği’nden Sosyal Psikolog Prof. Doğan Kökdemir’e göre tam kapanmaya karşı gösterilen isyanın en büyük sebeplerinden biri de ekonomi.

Kökdemir, “Esnaf ne olacak sorusuna bir çözüm duyamadığımız zaman sadece o esnafın değil hepimizin canı sıkılıyor” diyerek anlatıyor bu durumu.

DİSK (Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu) Araştırma Merkezi’nin bu yılın Şubat ayında yayımladığı rapora göre Türkiye, milli gelirine göre Kovid-19 ile mücadeleye dünyada en az nakit desteği ayıran iki ülkeden biri.

Raporun IMF’ten derlediği 2020 verilerine göre Türkiye koronavirüs için nakit desteği olarak sadece 7,6 milyar dolar harcadı. Bu veri Türkiye ile aynı sınıfta yer alan gelişmekte olan ülke ekonomilerinden Arjantin’de 14,7 milyar dolar. Yine IMF verilerine göre Kovid-19 için yapılan nakit harcama ve gelir desteklerinin toplam ekonomik desteklere oranı Türkiye’de sadece yüzde 11 oldu.

Klinik psikolog Ece Oral Albayrak, “İnsanların uygun şartlarda, yeterli düzeyde kendi varlıklarını sürdürememesi ciddi bir kaygıyı, öfkeyi beraberinde getirebiliyor. Bu da güçlü bir çaresizlik hissi doğurabiliyor” dedi.

Albayrak’a göre bu da psikolojik problemleri ve kadın ile çocuğa yönelik şiddeti artıran bir etmen.

Uzman Psikolojik Danışman Sevinçler ise ekonomik belirsizliğin kaygının artmasına yol açtığını belirterek, “Son bir yıldır son dakika program değişiklikleri çok fazla. Fabrika ayarlarımızla çok fazla oynanıyor” diyor.

Pandemi kapsamında getirilen kimi yasaklara ve kısıtlamalara bazı durumlarda uyulmaması da özellikle sosyal medyada uzun zamandır eleştiri konusu. 

Bu bağlamda AK Parti’nin kongrelerine oldukça kalabalık katılım gösterilmesi muhalefet partilerinin tepkisine yol açmıştı. Son kapanma kararı bu açıdan da olumsuz karşılandı.

Sosyal Psikolog Kökdemir’e göre tam kapanmanın gerekliliğinin uzmanlar tarafından aylarca dile getirilmesine rağmen vaka sayılarının artması ve kapanmanın insanların dışarıda hava alabileceği bir dönemde gelmesi öfke yarattı. Kökdemir, herkesin yasaklara aynı şekilde uymamasının da adaletsizlik algısı yarattığını vurguluyor:

“Yöneticilerin kendisi bu yasaklara uymuyor. Siyasi partilerin kongreleri yapılıyor, büyük katılımlı cenaze törenleri ya da düğünler yapılıyor; ve bunu kimin yaptığına göre bu yasaklar deliniyor ya da delinmiyor.”

Kökdemir’e göre bu durum, vatandaşların yasaklara uyma olasılığını düşürebilir ve yasaklar ters tepebilir. 

Albayrak, “Dışarıda spor yapabilmek, yürüyüşe çıkabilmek, bedensel aktiviteyi dolayısıyla psikolojik sağlamlığı da etkileyen şeyler. Bunlardan mahrum kalmak dayanaklılığımızı azaltıyor” derken Sevinçler ise, “Keşke parklara çıkabilseydik, yakınlardaki sahil yollarına sadece yürüme açısından izin verilseydi, o zaman insanlar bu kararları biraz daha rahat karşılardı” diyor. 

Sosyal meydada yer alan kimi paylaşımlar şöyle: 

“Bu psikoloji tam kapanma kaldırmaz.”

“Psikoloji falan kalmadı ruhen çöktük.”

“Hak, hukuk, adalet, eğitim, özgürlük, maneviyat, din, gelecek, psikoloji, sağlık. Hepsini tam kapattınız.”

“Havalar da ısınıyorken baharın en güzel günlerinde aşısı olan bir hastalık yüzünden milyonlar eve kapanacak. Sağlık bir yana psikolojik çöküş tavan yapmaya devam edecek. Gerçi kimsede sağlam bir psikoloji kalmadı ama.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir